FROM THE BLOG

Hürriyet – Demirce Mimarlık


İzmirli Mimar Alpay Demirci, günümüz mimari projelerine doğru yaklaşımın nasıl olması gerektiğine yönelik değerlendirmelerde bulundu. Doğru yaklaşımın kullanıcısına çözümler sunan projeler olduğunu ifade eden Demirci, kullanıcı profili göz önünde bulundurularak fonksiyonel çözümler yaratılması gerektiğini, tasarımlarda süslemeler değil fonksiyonel detayların ön planda olması gerektiğine dikkat çekti.
Demirci, doğru ve fonksiyonel çözümlerin beraberinde doğru mimariyi de getirdiğini dile getirerek, ‘Bir projenin işlevselliği yoksa ve kullanıcıya günlük yaşamında zorluk çıkartıyor ise o projede eksiklikler var demektir’ diye konuştu.

İşin bir de kent ölçeği boyutu olduğunu dile getiren Demirci, tasarıma başlamadan önce yapılan çevresel analizlerin bir mimari projede ilk olarak düşünülmesi gereken konu olduğunu söyledi. Demirci, çevredeki yapılarla uyumu, o bölgedeki yaşayanların sosyal yapısı, bölgeye ulaşım genel olarak tasarıma yön veren etkenler olduğunu anlatarak, bir diğer konu olan sürdürülebilir mimarlığın öneminin de yavaş yavaş anlaşılmaya başladığını kaydetti.

Doğru olanın bu sürdürülebilir mimarlık anlayışını benimseyerek, çevreye duyarlı tasarımlar yapmaktan geçtiğini ifade eden Demirci, ‘Biz de bu fikri biraz olsun uygulamak adına Demirce Mimarlık olarak tasarımlarımızda doğal malzemeleri kullanmayı tercih ediyoruz. Minumum malzeme çeşirliliğiyle mümkün olan en fazla tasarımı yakalamaya çalışıyoruz. Halen devam etmekte olan Buca ‘da bir kafe projemiz var. Bu projenin tasarımında kaba inşaat malzemesi olan hasır demiri kullanarak bir konsept oluşturduk. Bu detayları bahçede ve bar kısmında uyguladık. Bir diğer projemiz olan Urla Evzen Villaları projemizde ise yerel olarak bulabileceğimiz doğal malzemeleri tercih ettik. İç ve dış mekanlarda ahşap ve doğal taş kullanarak yalın fakat incelikleri detaylarda gizli olan bir tasarım elde ettik’ dedi.

Daha tasarım aşamasında olan Çeşme Alaçatı ’da bir beach club projelerinin bulunduğunu söyleyen Demirci, ‘Bu projemizde arazimizde çok ciddi kot farkları bulunuyor. Biz bu durumu araziyi düzleyerek ya da doldurarak değil, mevcut koşulları kullanarak bunu tasarımımızda dezavantaja değil bir avantaja dönüştürüyoruz. Bu tutumumuzu kurulduğumuz yıl 1999 ‘dan itibaren sürdürmeye çalışıyoruz. Temennimiz bu tutumun diğer mimarlar tarafından da benimsenip, uygulamaya geçirilmesidir.’ ifadesini kullandı.